Beslenme ve Beyin Gelişimi 02 Mayıs 2016

İnsan doğumundan hemen sonra göz açtığı bu dünyaya, diğer varlıklardan farklı olarak “ağlayarak” göz kırpıyor. Başta genetik veya içgüdüsel olarak anneyi emme ve beslenmeyle başlayan öğrenme serüveni, anneyle psikolojik bağ kurarak evre evre zirveleşiyor. Bebek yavaş yavaş çevresini tanıyor, ağzından kelimeler dökülüyor, yürümeye başlıyor, biri kızdığında tepki veriyor. Yani, beynin kontrolü her geçen gün hızlı bir şekilde artıyor.

İşte tam bu sırada beyin nasıl bu hale geliyor? Nasıl gelişiyor? Dışarıdan alınan besinler beynin gelişimi ve sinirsel iletime etkileri nasıl oluyor? Gelin beraber bakalım.

Beslenme ve mental (nörolojik) gelişim

Alınan uyarılar iletim, ön değerlendirme ve cevap şeklinde gerçekleşiyor. Uyarılar karşısında sinaps dediğimiz, elektriksel uyarıları kimyasal mesaja çeviren birimler nörotransmit salınımını artırıyor. Nörotransmitler hücreler arası akımı ve geçirgenliği artırarak tepkinin oluşumunu sağlıyor. Aslında yağ dokusu olan miyelin kılıf sinir hücrelerinin koruyuculuğunu üstleniyor.

Nörotransmitler aldığımız öncü besin maddelerinin bir dizi işlemlerden geçirilmesiyle üretiliyor. Besin öğelerinin nörotransmit olarak kullanılabilir hale gelmesi diyetin protein karbonhidrat ve yağ içeriğine bağlıdır. Tirozin, triptofan, histidin, asetil kolin protein yapıtaşları nörotransmit sentezinde kullanılıyor. Ayrıca CHO alımına bağlı olarak artan insulin salınımı, beyinde triptofan seviyesini artırıyor. Tirozin süt ve süt ürünlerinde, Triptofan hindi ve tavukta, histidin balık ve fasulyede, asetil kolinse yumurta sarısı, süt ve ette bolca bulunmakta.

Sinir sisteminde bol miktarda DNA yapıtaşları ve proteinlerin birleşmesiyle oluşan nükleoproteinler de bilgi kazanımı ve depolamayla alakalı işlerden sorumlu. Yani, uyarıların alınması iletimi, depolanması protein varlığı ile gerçekleşiyor.

Yüksek oranda yağlardan oluşan miyelin kılıfın yaklaşı %40’nı fosfolipidler oluşturuyor. Miyelinizasyonun azalması durumunda, davranışsal olgunlaşmada gecikme, duyu kaybı ve nöral aktivite azalıyor. Yani, yağlar ve türevleri sinir sitemi için baya önemli.

Beyin, anne karnında aylara göre evre evre gelişiyor. Anne karnında 2. ayında olan bir bebeğin beyin ağırlığı vücut ağırlığının yaklaşık %25’i, doğumda ise bu oran yaklaşık %10 civarındadır.

Mikro besin öğeleri

Demir: Yaşamın erken döneminde görülen demir yetersizliği anemisi davranışsal ve nöral değişikliklerle ilgilidir. Bebeklerle yapılan çalışmalarda nörotransmitterlerin kimyasında sinir iletiminde ve miyelinasyonun oluşumunda geriye dönüşü olmayan etkilere yol açtığı gösterilmiştir (Beard, 2003). Ayrıca demir nörotransmitterlerin üretiminde görevli enzim yapılarında da bulunur.

Demir yetersizliği anemisi bebeklikte beyin gelişimi ve sinirsel iletim, çocukluk dönemindeyse algılamada ve okul başarısında yetersizlikle ilgilidir. Bu konuda yapılan bir çalışmada yaşamın ilk iki yılında anemik olan çocukların 4-19 yaşları arasında da algılama ve okul başarısında yetersizlik gösterdikleri ortaya çıkmıştır (Lozoff, 2006).
Bebeklik dönemindeki demir yetersizliği anemisinin bu uzun süreli etkilerinin demirle tedaviye rağmen devam ettiği görülmektedir. Uzunlamasına çalışmalarda, bebeklikte demir yetersizliği anemisi olan çocuklarda demir tedavisi görmelerine rağmen adolesan (ergenlik çağı) dönemde düşük IQ, sosyal problemler ve dikkatsizlik gibi sorunlar yaşadıkları gösterilmiştir (Prado, 2012).

İyot: İyot eksikliği hâlâ tüm dünyada en önemli genetik olmayan doğumsal nörolojik beslenme, kretenizm (tiroksin hormonuna bağlı nörolojik hastalık) ve ağır mental retardasyon (gelişme ve büyüme döneminde çevreye uyum ve davranış bozukluğu)nedenidir (Özmert,2005). İyot yetersizliği çocuğun beyin gelişimini etkilemektedir (Delange, 2001).

Bu konuda yapılan bir çalışmada, iyot yetersizliği olan ve iyotu yeterli olan bölgede yaşayan bireylerin IQ’ları arasında 13.5 puanlık fark olduğu gösterilmiştir (Bleichrodt, 1994).
Çin’de iyot yetersizliği olan bir bölgede yaşayan 4-7 yaş arası çocuklarla yapılan bir çalışmada annesi gebelikte iyot takviyesi alan çocukların psikomotor testlerinin (kas ve zihin konrol testi) iyot takviyesini iki yaşında almaya başlayan çocuklara kıyasla daha iyi olduğu gösterilmiştir(O’Donnell, 2002).

Çinko: Çinko, beyinde bulunan ve beynin yapı ve fonksiyonlarına katkıda bulunan bir elementtir. Çinko eksikliği çocukların nöropsikolojik fonksiyonları, aktivite veya motor gelişimlerinde bozukluklara yol açabilmekte ve böylece bilişsel performansı etkileyebilmektedir (Black, 1998).

Bu konuda zamanında doğmuş 150 bebekle yapılan bir çalışmada çinko suplementasyonunun (ek alım, katkı) beyin gelişimi ve motor aktivite üzerinde faydalı etkileri olduğu gösterilmiştir (Castillo-Durán, 2001).
Çinkonun beyin gelişimi üzerindeki etkisiyle ilgili yapılan başka çalışmalarda ise genellikle motor gelişim üzerinde pozitif etkileri olduğu bulunmuş, bilişsel gelişimi düzelttiği gösterilmemiştir. Bu çalışmalar ışığında görülmektedir ki bebeklik döneminde çinko takviyesi motor gelişim üzerinde faydalı olabilmektedir fakat erken bilişsel gelişim üzerinde etkisi yoktur (Prado, 2012).

Ayrıca gebelik döneminde A, B2 ,B6, B12 eksikliği görülen gebelerde, doğum sonrası bebeklerinde omurilik bozuklukların ve miyelinizasyon problemleri görülmektedir.

Demir eksikliği anemisinden sonra Folik asit anemisi (eksikliği) en çok gözlenen hastalıktır. Nörolojik anlamda epileptik nöbetlere, yorgunluğa, güçsüzlüğe, konsantrasyon yeteneğinde azalmaya, huzursuzluğa ve baş ağrısına yol açıp çocuğun çevre ile iletişimini etkileyerek dolaylı olarak beyin gelişimini bozmaktadır.

Nasıl beslenmeli?

Anne sütüyle beslenen bebeklerin daha zeki olacağını çoğumuz duymuşuzdur. Fakat bunu şu an için kesin olarak söylemek mümkün değildir. Anne sütünün yanında çevresel faktörler , genetik faktörler gibi faktörlerin çokluğu bu konu üzerinde yeterli bilgiye ulaşmamızı engellemektedir. Mamaylğ beslenen bebek veya beslenmiş bireyin anne sütüyle beslenen bebek veya beslenmiş bireyin karşılaştırılmasının doğuracağı etik sorunlar ve metodolojik problemler de bulunmaktadır.

Besin ögesi yetersizlikleri nörogelişimsel süreçleri,  çocuğun davranışlarını, tecrübelerini ve beyin gelişimini etkiler. Şiddetli akut malnutrisyon, kronik malnutrisyon, demir yetersizliği anemisi ve iyot yetersizliğinin beyin gelişimini etkilediğine dair güçlü deliller vardır. Bu nedenle öncelik bu durumların önlenmesi olmalıdır. Yetersiz beslenmenin beyin gelişimi üzerindeki etkisini önlemek için gebelik ve bebeklik döneminde demirin de yer aldığı çoklu besin ögesi ve esansiyel yağ asidi takviyesi yapılmalı, yaşamın ilk altı ayında sadece anne sütüyle beslenilmesi teşvik edilmeli ve ailelere beslenme eğitimi verilmelidir. (Nalan Hakime Doğan, Aralık 2012)

Anne sütü bebek için gerekli olan her şeyi barındırır ve bu da nörogelişimsel anlamda yeterlilik demektir. Fakat yapılan bir çalışmada anne sütü alan çocuklarda 4. aydan itibaren demir eksikliği görülmüştür (Telatar,Ezengin,Vitrine,Erginöz,Ayaz Haziran 2005). Bebeğinizin nörolojik gelişmesinin sağlıklı olması için rutin kontrol ve tektiklerin yapılması şarttır. Bunun yanında sizin ve bebeğinizin düzenli ve sağlıklı beslenmesi için diyet polikliniğine danışıp bir diyetisyenden yardım almak en doğrusu olacaktır.

 

Kaynakça:
Beard, J. (2003). Iron Deficiency Alters Brain Development and Functioning. J. Nutr, 133, 1468–1472.
Lozoff, B., Beard, J., Connor, J., Barbara, F., Georgieff, M., Schallert, T.(2006). Long-lasting neural and behavioral effects of iron deficiency in infancy. Nutr Rev, 64,34-43.
Prado, E., Dewey, K.(2012). Nutrition and brain development in early life. A&T Technical Brief, Issue 4, 1-14.
O’Donnell, K.J., Rakeman, M.A., Zhi-Hong, D., Xue-Yi, C., Mei, Z.Y., Delong, N., ve ark.(2002). Effects of iodine supplementation during pregnancy on child growth and development at school age. Dev Med Child Neurol, 44(2),76-81.

Delange, F. (2001). Iodine deficiency as a cause of brain damage. Postgrad Med J, 77,217–220.

Black, M.M. (1998). Zinc deficiency and child development. Am J Clin Nutr, 68, 464–469.

Bleichrodt, N., Born, M.P.(1994). A metaanalysis of research on iodine and its relationship to cognitive development. In: Stanbury JB, editor. The damaged brain of iodine deficiency. (pp. 195-200) New York: Cognizant Communication Corporation.

Castillo-Durán, C., Perales, C.G., Hertrampf, E.D., Marín, V.B., Rivera, F.A., ve Icaza, G. (2001). Effect of zinc supplementation on development and growth of Chilean infants. J Pediatr, 138,229-35.

Noğay N.H, beslenmenin beyin üzerindeki etkisi 1-4.
(Telatar,Ezengin,Vitrine,Erginöz,Ayaz (2005) Anne Sütü Alan Bebeklerde 4. Aydaki Demir Durumu 1-4, Türk Aile Hek Derg 2005; 9(4): 163-166

Kaynak: [n]beyin